Varislerden korunma yolları ve varis tedavisi

Varislerden korunma yolları ve varis tedavisi



Varis nedir, nasıl oluşur?

Varis toplardamarların genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı bir biçim alması durumudur. İnce bir duvar yapısına sahip olan toplardamarlar yaşın ilerlemesi, genetik özellikler, mesleki çalışma koşulları, kilo artışı, bayanlarda doğum öncesi hormonsal değişiklikler ve karın içi basıncın artması varislerin oluşumunda önemli rol oynarlar.
Toplardamarlar atardamarlardan farklı olarak daha ince cidara sahiptir. Kan akımı atardamarlarda olduğu gibi kalp tarafından pompalanarak desteklenmez. Toplardamarlardaki akım düşük basınçlı, pasif bir akımdır. Bu akımı sağlayan nefes alış verişimiz sırasında oluşan göğüs boşluğundaki negatif basıncın oluşturduğu çekim gücü ve bacak kaslarımızın aktivitesi sırasında kasların arasında kalan toplardamarların sıkışması sonucu oluşan itici güçtür. Toplardamarlar içerisinde yerçekimi etkisine karşı koymayı kolaylaştıran kapakçıklar vardır. Damar çapının genişlemesi bu yaprakçıkların tam kapanamamasına ve geri akıma sebep olur. Geri akım damar çapının daha fazla artmasına, damar boyunun uzamasına ve kıvrımlı görüntü kazanmasına sebep olur.

Varisleri önlemek için neler yapabiliriz?

1) Kilonuza çok dikkat edin. Kilonuz ne kadar fazla ise, karın içerisindeki ve dolayısıyla toplardamarlarınızdaki basınç o kadar fazladır. Ayrıca nefes almanız da bir o kadar zorludur.
2) Derin nefes egzersizleri yapın. Ne kadar derin nefes alırsanız göğüs kafesiniz içindeki basınç o kadar düşük olacaktır. Bu ise toplardamarlardaki kanın sağ kalbe dönüşünü kolaylaştıracaktır.
3) Sıcak ortamlardan kaçının. Sıcak su, sauna, güneş banyosu gibi ısı artışına maruz kaldığınızda bacaklarınızdaki damarlar genişleyecektir.
4) Uzun süre ayakta hareketsiz, ya da oturur pozisyonda hareketsiz kalmayın. Mümkünse baldır adalelerinizi çalıştıracak egzersizler yapın. Varise bağlı ağrılar ve ödem yürümekle rahatlar. Baldır adaleleri toplardamarlar üzerinde bir pompa etkisi gösterir. Gaz pedalına basma hareketi gibi egzersizleri otururken de yapabilirsiniz.
5) Topuklu ayakkabılardan kaçının. Topuklu ayakkabı baldır adalelerinizi yeterince kullanmanızı engeller.
6) Sigara kullanmayın. Sigaradaki toksinler damar duvarının metabolizmasını ve lif yapısını bozarak varisleri olumsuz etkiler.
7) Bol miktarda yeşil sebze ve narenciye türü meyveler tüketin. Flavonoid adı verilen ve damar cidarının onarımına katkıda bulunan maddeler bu bitkilerde bulunur.
8) Uykunuzdan taviz vermeyin. Uyku vücudun ve dolayısıyla damarlarımızın da kendini onardığı bir süreçtir.
9) Tuz ve şeker tüketimini kısıtlayın. Tuz vücuttaki ödemi arttıran bir maddedir. Şeker ise serbest oksijen radikalleri adını verdiğimiz bazı toksinlerin artışına sebep olur.
10) Mutlaka 6 ay aralıklarla bir kalp damar cerrahi hekimine kontrole gidin. Unutmayın ki müzmin hastalıklar sinsi ilerler. Bu gün bir cerrahi girişim gereği olmaması ileride hiç olmayacak anlamına gelmez.

Varis ne gibi sorunlar doğurur?

Varisler ağrı, ciltte kaşıntı, ödem, kramplar gibi bir çok şikayete yol açabilir. Ayrıca kozmetik olarak da bireyi rahatsız eder. Bazen kozmetik sorunların çok ötesine geçerek kapanmayan yaralara, “varis ülserleri”ne sebep olur.
Varisli damarlar içerisinde akımın yavaşlamasına bağlı pıhtı oluşumları görülebilir. Ağrı, kızarıklık, şişme gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu yüzeysel damarlarda oluşan pıhtıların sistemik dolaşıma geçme ihtimali zayıf olmakla birlikte bazen çok ciddi sorunlara yol açabilir. Kalbe ve buradan da akciğerlere ulaşabilen pıhtı kitleleri “akciğer embolisi” adı verilen ve yaşamı tehdit eden solunum ve dolaşım problemi oluşturabilir.

Varisler nasıl tedavi edilir?

Varis tedavisi çok yönlü yaklaşım gerektirir. Doppler Ultrasonografi cihazı ile varislerin haritalanması ve varise sebep olan venöz kan akımındaki aksaklıkların görüntülenmesi tedaviyi yönlendiren en önemli unsurdur. Elde edilen sonuçlara bakarak toplardamarların hangi bölgelerine ne tür müdahaleler yapılacağına karar verilir.

Konvansiyonel varis tedavisi:

En sık varis oluşumuna sebep olan “Vena Saphena Magna” toplardamarı bacak iç yanında yer alır ve kasık ayak bileği boyunca cilt altında seyreder. Bu damarın iki ucundan küçük cerrahi kesiler yoluyla bulunması ve serbestleştirilerek çıkarılması yöntemidir. Günümüzde halen kullanılabilen etkili bir metottur.

Endovenöz ablasyon:

“Reflü” diğer bir deyişle geri kaçırmaya sebep olan damarın içeriden enerji uygulanarak kapatılması yöntemidir. Bu işlemde cerrahi bir kesi gerekmez, sadece damarın içerisine cihazın yerleştirilebilmesi için cilde bir iğne girişi yapılır. Lazer enerjisi ya da Radyo frekans enerjisi kullanılarak damar kapatılır.


Resim 1: Endovenöz Ablasyon işlemi

Mikroflebektomi:

Cilt altında belirginleşmiş varislerin 1 – 3 mm. boyutta kesiler oluşturarak serbestleştirilmesi, dallarının bağlanarak çıkarılması işlemidir. Bu işlem diğer varis tedavi metotlarıyla birlikte uygulanabildiği gibi, yalnızca lokal varis oluşumları söz konusu ise tek başına da uygulanabilir.



Resim 2: Mikroflebektomi

Skleroterapi:

Skleroterapi bazı özel maddelerin varis oluşumları içerisine verilerek varislerin ortadan kaldırılmasını sağlayan bir yöntemdir. 1-2 mm. Çaptaki damarlar içerisine uygulandığında iyi sonuç alınır. Kullanılan kimyasal maddeler damar iç yüzeyinde tahriş oluşturarak yapışması ve kaybolmasını sağlar.


Resim 3: Skleroterapi

Epidermal Lazer ve Epidermal RF

Epidermal Lazer ve Epidermal RF uygulamaları cilt yüzeyindeki kılıcal damarlara uygulanan yöntemlerdir. Bu enerji kaynakları ile ciltteki ince yapılı kılıcal damarlar tahrip edilir ve soldurulur.